TESİD, Elektronik Sanayi İşbirliği Platformu - ESİP üyesidir.

Pandemi Sonrası Elektronik Sektörü (*)

Pandemi Sonrası Elektronik Sektörü (*)

Türkiye elektrik ve elektronik sektörü son yıllarda iç tüketimde daralma olmasına rağmen ihracat odaklı olarak büyümesini sürdürmektedir. Üretiminin yaklaşık %75’ini ihraç etmektedir. Sektör tarafından üretilen ürün yelpazesi oldukça geniş olup beyaz eşyadan tüketici elektroniğine, telekomünikasyon cihazlarından bilgisayar cihazlarına, profesyonel ve endüstriyel cihazlardan savunma elektroniğine kadar çok sayıda alt sektöre ait ürün üretilmektedir. Teknolojik gelişimin çok hızlı olması sektör tarafından üretilen ürün yelpazesini her geçen gün artırmaktadır. Ürün yelpazesinin gelişmesini özellikle savunma sanayi tarafında yapılan yatırımlar etkili olmuştur. Bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı son 5 yıl içerisinde 2016’ya kadar giderek artarken 2017-2020 yılları arasında bir miktar düşüş göstermiştir. Elektrikli teçhizat imalatı cirosu son 3 yılda düzenli artış göstermiştir.


Türkiye, elektrik ve elektronik sektörünün alt sektörlerinden olan beyaz eşya (elektrikli ev aletleri imalatı) sektöründe oldukça güçlü konumdadır. Türkiye, yaklaşık 29 milyon adetlik üretim kapasitesiyle önceki yıllardaki durağan seyrini olumlu yönde değiştirerek Avrupa’da 1. ve Dünya’da ise 3. sıradadır. Beyaz eşya sektörünün diğer ülkelerde de önemli yatırımları bulunmaktadır. Ayrıca elektrikli ev aletleri sektörü yan sanayisi ile birlikte Türkiye’nin hem üretim hem de ihracat konusunda 4. büyük sanayi sektörü konumundadır. Aynı zamanda sektörde mevzuat açısından AB ile eşzamanlı düzenlemeler yapılmaktadır.


İç tüketimde olan yavaşlama sebebiyle üretim miktarının azalması ve sektörün 2018 yılındaki ÖTV indirimiyle stoklar üzerinden satışlarına devam etmesi ve kurdaki yükselme nedeniyle elektrikli ev aletleri ürünlerindeki ithalatta azalma görülmüştür. Ancak, kurdaki gelişmeler sebebiyle, ara ve yatırım malı sebebiyle ve kura bağlı diğer girdi maliyetlerindeki yükselme 2018 sonu itibariyle üretimde durağanlaşmaya neden olmuştur.


Diğer taraftan üretim ve ihracat artışına paralel olarak Türkiye elektrik ve elektronik sektörünün ithalatı da artmaktadır. 2020 yılında sektörün ihracatı 13,0 milyar ABD Doları, ithalatı ise yaklaşık 18,0 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. 


Bu artış yeterli değildir. Elektronik sektörünün kurtuluşu, özellikle Pandemi döneminde kazanılan alışkanlıklar da dikkate alındığında yüksek ihracat ile mümkündür. Yüksek ihracat, firmaların gücüne güç katacak ürün geliştirmelerine engel olmaya başlayan yetişmiş beyinlerin göçüne de önemli ölçüde engel olabilecektir.


İhracatı (dış ticareti) nasıl artırırız?
Ülke içinde dış ticarete konu mal ve hizmet üretiminin çoğalması ve ihracatçının rekabet gücünü artırmaya yönelik politikalar kadar iç pazara ve ihracata nihai ürün üreten ana sanayinin, yerli yan sanayi ara malı ve sermaye malı kullanımını artıracak politikalar geliştirmeliyiz.


Türkiye’de ihracatın ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin artması, ülkedeki refah düzeyinin yükselmesi, istihdam yaratılması ve dış ticaret açığının düşürülmesi için katma değeri yüksek ürünler üretilip ihraç edilmesi gerekmektedir. Bu bilindik konudaki en büyük eksikliğimiz firmalarımızın bu katma değeri yaratacak ne kurumsal ne de finansal olgunluğa erişememiş olmalarıdır. Aslında ülkenin orta gelir tuzağına takılıp kalması firmalarımızın orta ölçek sorununa takılıp kalmalarından kaynaklanmaktadır.


Dış ticareti artırmak için sektördeki firmalarımızın alacağı tedbirleri 10 madde ile özetlemek mümkündür;


1- Sermaye Yapılarının Güçlendirilmesi
Firmalar rekabet güçlerini artırmaya yönelik teknoloji, yeni yatırım, üretim ve pazarlama faaliyetleri için daha güçlü sermaye araçlarına ihtiyaç duymakta olup halka açılma, yabancı ortaklık ve birleşmeler gibi yöntemleri kullanmalıdır.
2- Firma Ölçeklerinin Büyütülmesi
Firmalar rekabet güçlerini arttırmaya yönelik olarak ölçeklerini büyütmek için stratejik ortaklıklar, birleşmeler ve yerli-yabancı satın almalar gibi yöntemleri kullanmalıdır.
3- KOBİ’ler Arası İş birliğinin Artırılması
KOBİ’ler girdi tedariki, pazar kanallarına erişim, test ve kalibrasyon-standart oluşturma ve benzeri alanlarda iş birliklerine gitmelidir.
4- Firmalar Arası Rekabet Öncesi İşbirliklerinin Geliştirilmesi
Firmalar ürün geliştirme, tasarım geliştirme, sistem geliştirme alanlarında, ticarileştirme aşaması öncesi rekabet öncesi iş birliklerini oluşturmalıdır.
5- Ana Sanayi-Yan Sanayi Arası iş birliklerin (Düşey Entegrasyon) Geliştirilmesi
Tedarik zinciri içinde firmalar ihtiyaçlarının karşılanması ve ortak çözümler konusunda, birbirilerinin müşterisi ve çözüm ortağı haline gelmelidir.
6- Uluslararası Satış ve Pazarlama Kanallarına Erişim ve Ortaklıklar
Firmalar uluslararası satış ve pazarlama kanallarında daha çok yer almalı, bu amaçla firmalar arası iş birlikleri yapılmalıdır.
7- Elektronik Pazarlama ve Satış Ortamlarının Kurulması ve Ortaklıklar
Firmalar elektronik pazarlama ve satış ortamlarına daha çok sahip olmalı, daha çok katılmalı ve bunun için gerektiğinde ortak portal, sistem ve işletim sistemleri altyapıları kurulmalıdır.
8- Firmaların Referans Başarılarının Daha iyi Tanıtımı
Türk firmalarının yurtiçi ve yurtdışı referans başarıları kamu ve alıcılar nezdinde daha iyi tanıtmalı, böylece Türk firmalarının referans değeri yükseltilmelidir.
9- Yazılımda Standart Uyumunun Sağlanması
Yazılım firmaları arası iş birlikleri ile sektöre yönelik işlerde standardizasyon (algoritma birliği) sağlanmalıdır.
10- Firmaların Girişim Sermayesi ve Melek Yatırımcılar ile Ortaklıkları Artırması
Sektöre teknoloji yoğunluklu yapısı gereği yüksek ilgi duyan girişim sermayesi ve melek yatırımcı gibi yatırım olanakları daha çok değerlendirilmelidir.


Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin, sürekli büyümeleri, vatandaşlarına istihdam imkânı sağlayabilmeleri için bilgi ve Ar-Ge’ye dayanan, rekabet edebilen bir sanayi için, elektrik ve elektronik sektörü en önemli imalat sanayi sektörüdür. Savunma sanayinde yakalanan %70 yerlilik oranını aynı seviyede olmasa da önceliklendirilerek belirlenecek birçok sektörlerde yakalanabilir.


Türkiye’nin Cari Açık Sorununun sorumlusu sanayicidir ve bu sorunu çözme sorumluluğu sanayicinin kendisidir. Bunu çözebilmek adına, sektörün Ar-Ge faaliyetlerini yaygınlaştırması, nitelikli personelin yetiştirilmesi için eğitim programları geliştirilmesi, üniversite- sanayi iş birliğini derinleştirmesi ve stratejik komponentlerin üretimine başlanması gereklidir. Pandemi sonrası ortaya çıkan yeni durumları fırsata çevirmek mümkündür.


Son 50 yılın ülke kalkınma hikayelerinin altında sanayinin özelde elektronik sektörünün başat rol oynadığını görmek mümkündür.

* Bu yazı için UDEA firmasına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.