TESİD, Elektronik Sanayi İşbirliği Platformu - ESİP üyesidir.

5G Ekosistemi Nasıl Geliştirilebilir? Türkiye’nin 5G Fırsatları Neler?

5G Ekosistemi Nasıl Geliştirilebilir? Türkiye’nin 5G Fırsatları Neler?

Sürdürülebilir büyümeyi desteklemesi ve inovasyonun önümüzdeki on yılını şekillendirecek potansiyele sahip olması nedeniyle tüm dünya, 5G ile büyük bir ekonomik devrimin, yeni bir yaşam biçiminin eşiğinde. Gerçek zamanlı bağlantı deneyimi sunması sayesinde 5G, veriyi merkezine alarak yenilikçi ve uç teknolojiler ile sektörleri yeniden yapılandıracak. Sektörler yapılanırken, kaynakların daha verimli kullanıldığı, atıkların çok daha iyi yönetildiği ve erişimin arttığı bir yapı ile sürdürülebilir gelecek için de çok önemli adımlar atılacak. Tüm dünyada sürdürülebilir kalkınma odaklı büyümeyi mümkün kılabilecek 3 ana sektör öne çıkıyor. Bunlar; teknoloji, finans ve enerji. Teknolojinin kaldıraç görevi gördüğü dünyada, 5G, AI, IOT, bulut teknolojileri, “blockchain”, artırılmış gerçeklik gibi yenilikçi ve uç teknolojilerin farklı sektörlere entegrasyonu ile yeşil dönüşüm mümkün olacak.


Avrupa Birliği, iklim krizi ile mücadele konusunda 2019 yılında “Yeşil büyüme planı” hazırladı. Bu plan ile 2050 yılında AB ülkelerinin sıfır emisyonlu bir piyasa ekonomisine ulaştırılması hedefleniyor. Bu hedefe ulaşmak, ancak tüm sektörlerin özellikle 5G temelli akıllı teknoloji yatırımları hayata geçirmesi ile mümkün olacak. 2050 yılına kadar toplam yatırım ihtiyacı 1 trilyon euro olarak öngörülen ve teknolojinin önemli bir paya sahip olduğu planda Türkiye’nin teknoloji ihracatı için çok önemli fırsatlar bulunuyor.


5G ile bahsedilen aslında bir “veri devrimi”. Yaşanılacak bu veri devrimi ile akıllı ulaşım, akıllı sağlık, endüstri 4.0 ve akıllı perakende alanlarında yaratılacak ek değer ile  küresel ekonomide trilyonlarca dolar artış yaşanılacağı hesaplanıyor.

Akıllı Ulaşım

Bağlantı, önleyici bakım, gelişmiş navigasyon, araç paylaşım hizmetleri ve kişiselleştirilmiş “bilgi-eğlence” teklifleri ile ulaşım alanında yeni gelir sağlayan alanlar yaratılacak. Araçtan altyapıya ve araçtan araca iletişim, çarpışmaları önleyebilecek, trafik akışı iyileştirilebilecek. McKinsey’nin 2020 tarihli ‘‘Connected world: An evolution in connectivity beyond the 5G revolution’’ raporuna göre söz konusu bu gelişmelerin küresel ekonomiye etkisinin 2030 yılına kadar 170 milyar ila 280 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor.

Akıllı Sağlık

Düşük gecikmeli ağlar ve yüksek yoğunluktaki bağlı cihaz ve sensörler, hastaları evde gerçek zamanlı olarak izlemeyi mümkün hale getirebilecek, bu da kronik veya evde bakıma ihtiyacı olan hastaların tedavisinde kolaylıklar sağlayacak. Veriler, operasyonları kolaylaştırmak ve bakımı koordine etmek için tüm tıbbi sistemler boyunca sorunsuz bir şekilde akabilecek.

Yapay zeka ile daha hızlı ve daha doğru teşhisler yapabilecek ve birçok görev otomatize olacak. Veri setlerini toplama ve analiz etme yeteneği ile yeni tedaviler sağlanabilecek. Bu kullanım örneklerinin; sağlık hizmetinde yeni yatırım alanları yaratması ve 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 250 milyar ila 420 milyar dolar arasında bir etki yaratması bekleniyor.

Endüstri 4.0

İmalat ve diğer gelişmiş endüstriler, düşük gecikme ve yüksek hıza sahip özel 5G ağları  kullanarak son derece hassas operasyonlar yürütebilecek. Analitik, yapay zeka ve gelişmiş robot teknolojisiyle desteklenen akıllı fabrikalar, yalnızca belirli montaj hatlarında değil, birden fazla tesiste süreçleri gerçek zamanlı olarak optimize ederek maksimum verimlilikte çalışabilecek. Yine McKinsey’nin aynı araştırmasına göre 2030 yılına kadar imalat sektörü 5G sayesinde küresel ekonomiye 400 milyar ile 650 milyar dolar arasında bir değer katacak.

Akıllı Perakende

5G ile perakende sektöründe, daha etkin envanter yönetimi, depo operasyonu ve tedarik zincir yönetimi mümkün hale gelecek. Bugün de bazı örneklerine rastladığımız uzaktan bağlantı ile sorunsuz mağaza içi denetimlerinin,  gerçek zamanlı kişiselleştirilmiş öneriler ve promosyon uygulamalarının 5G ile önümüzdeki dönemde artacağı ve bu kullanım örneklerinin ekonomiye katkısının 420 milyar ile 700 milyar dolar arasında olacağı öngörülüyor.

Sadece sıralanan sözkonusu dört ticari alandaki kullanım örneklerinin, 2030 yılına kadar küresel ekonominin büyüklüğüne tahmini 1,2 trilyon ila 2 trilyon dolar arasında etki etmesi bekleniyor. Bu oran, dört ticari alanda beklenen büyümenin yüzde 3,5 ila 5,5’ine eşdeğer demek.  

Siber güvenlik

Bu fırsatların yanı sıra 5G ile gelen yetenekler ve sanallaştırma, yeni tehditleri de beraberinde getirecek. Bunlardan en önemlisi siber güvenlik. 5G ağlarında çok yüksek sayıda uç noktası olması, ağ yapısının karmaşık olması ve yazılım ile sağlanan sanallaştırma nedeni ile 5G ağları siber saldırılara daha açık. Bu saldırılara karşı önlem olarak sadece 5G mimarisini ve şebeke altyapısını saldırılara dayanıklı hale getirmek yeterli olmayacak, ayrıca 5G uygulamaları ve IoT cihazları için de güvenlik yapılarının oluşturulması gerekecek. 5G şebeke altyapıları, insanların yaşamlarına entegre olacağı ve gerçek dünyada kullandığımız cihazlarla etkileşimi olacağından, güvenlik açıklarından faydalanan siber saldırılar sadece dijital dünya ile sınırlı kalmayacak ve insan yaşamını direkt olarak etkileyecek. Bu güvenliği sağlamak ve olası siber saldırıları önleyebilmek için makine öğrenmesi ve yapay zeka teknolojileri en temel teknolojiler olacak.

Güç, yetkinlik ve bilgi paylaşımı önemli

Birçok yetkinlik ve tehditle birlikte böylesi muazzam bir dönüşüm telekomünikasyon ve teknoloji firmalarının ötesinde çok daha büyük ve geniş kapsamlı işbirliklerini gerekli hale getiriyor.

  • Dikeyler ile işbirliği ve konsorsiyumlar
  • Uluslararası ArGe programları ile işbirliği
  • Teknoloji know-how transferi
  • Yerelde işbirlikler

Türkiye’de teknoloji işbirliğine güçlü örnek: ULAK  

Aselsan-Netaş-Argela işbirliğiyle 2013 yılında Savunma Sanayi Başkanlığı ile imzalanan yerli 4.5G/LTE Baz İstasyonu geliştirme projesi Türkiye’de yerli teknoloji işbirliğine en güçlü örneklerden biri olarak kabul edilebilir. Bu işbirliği ile hiçbir hazır yazılım veya donanım kullanılmadan, tamamen sıfırdan dünyada sadece birkaç ülkenin geliştirebildiği bir 4.5G Baz İstasyonu geliştirildi. ULAK projesi kapsamında ilki ticari, ikincisi ise kamu-güvenliği amaçlı olarak kullanıma uygun olarak iki tip geliştirildi.

Akıllı Şehir Konsorsiyumu        

5G ile birlikte nesnelerin interneti üzerine inşa edilecek Akıllı Şehirler, dünyadaki yanlış kentleşme ve bunun sonucunda tehlikeye giren sürdürülebilir yaşam konusuna çözüm üretecek. Zira, Birleşmiş Milletler’in yaptığı çalışmalarda, 2050 yılında kentlerde yaşayan insanların toplam dünya nüfusunun %70’ine ulaşacağı öngörülüyor. Dünya Bankası’na göre Türkiye’de ise nüfusun yaklaşık %72’si kentsel alanda yaşıyor ve bu oranın 2030 yılında %80’i geçmesi bekleniyor. Dolayısıyla sürdürülebilir yaşam alanlarının oluşturulması için şehirlerde daha akıllı ve yenilikçi teknolojilerin kullanılması stratejik bir konu haline geliyor.

Bu nedenle yurt içinde ve yurt dışında şehirleri yerli teknolojilerle akıllandırmak için 24 yetkin kurum biraraya gelerek TÜBİTAK SAYEM kapsamında Akıllı Şehir Konsorsiyumu kurdu. Netaş’ın öncülüğünde kurulan konsorsiyum; enerji, bina yönetim sistemleri, acil durum yönetimi, sağlık, çevre ve atık yönetimi, otopark ve ulaşım sistemleri alanında entegre akıllı çözümlere odaklanıyor. Amaç, konsorsiyum ortaklarının dünya ile rekabet edebilir Akıllı Şehir ürün ve çözümleri ile hem ithalatı azaltmak hem de Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını artırmaya katkı sağlamak.

Akıllı Konsorsiyumun Odak Alanları

Akıllı Enerji

Akıllı Ev-Bina

Akıllı Acil Durum Yönetimi

Akıllı Sağlık

Akıllı Çevre ve Atık Yönetimi

Akıllı Oto Park ve Ulaşım

Merkezi Yönetim Birimi

Uluslararası ArGe işbirlikleri, bilgi paylaşımı

5G ile birlikte rekabetin daha da yoğunlaşacağı iletişim teknolojilerinde, ulusal ve uluslararası ArGe teşvik programları üzerinden teknoloji geliştiren kuruluşlara yenilikçi çalışmalar yapmaları için ciddi destekler sağlanıyor. Türkiye’de de ileri teknolojiler geliştiren kuruluşlar ulusal düzeydeki teşvik programlarının yanı sıra,  Avrupa Birliği’ne üye ve bağlı ülkeler arasında uluslararası teknoloji işbirliğini artırmayı hedefleyen “Horizon” ve “EUREKA” altındaki programlardan yararlanıyor.  

Sağlık, eğitim, tarım, sanayi, üretim, finans gibi farklı dikeylerde yapay zekâ, makine öğrenmesi ve uç teknolojiler kullanılmasıyla pek çok ArGe ve inovasyon projesi yürütülüyor. Bu projelerde, 5G’nin sağladığı olanaklarla, uzaktan görüntülü sağlık hizmetleri verilmesi, yapay zekâ ile enerji verimliliğinin sağlanması, nesnelerin interneti ile gıda güvenliğinin temini, çevresel değişimlerin drone ile takibi gibi insan hayatına doğrudan dokunan yenilikçi uygulamalar, farklı ülkelerden uzmanların ve kuruluşların işbirliği ile geliştiriliyor. Bu işbirlikleri, ileri teknolojilerin geliştirilmesinde ihtiyaç duyulan disiplinler arası yaklaşımları sağlarken, aynı zamanda ülkeler arası bilgi birikimi transferini artırıyor ve uluslararası teknoloji ortaklıklarına zemin hazırlıyor. Türkiye’de de pek çok farklı ölçekteki şirket, üniversite ve kamu kurumu bu türden uluslararası işbirliklerinden yararlanıyor. Özellikle 5G alanında yenilikçi ve rekabetçi çözümler geliştirilerek ülkemizin yüksek teknolojide öncü konuma gelmesi için çoklu paydaş çalışmaları devam ediyor.     

Bu yazı için NETAŞ firmasına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Kaynak: TESİD 2020 ALMANAK