TESİD, Elektronik Sanayi İşbirliği Platformu - ESİP Projesi üyesidir.

Küresel Çip Krizi

Küresel Çip Krizi

Kaynak: TESİD Yönetim Kurulu Başkanı Yaman Tunaoğlu’nun konuyla ilgili çeşitli söyleşilerinden derlenmiştir.

Dünya 2020 yılına küresel bir salgın endişesiyle girerken, gelecekte tüm sektörleri etkileyecek bir başka kriz ile karşı karşıya kalınacağı tahmin edilemiyordu; Çip Krizi…

Çip üretiminin ağırlıklı merkezi ülkeler olan Çin ile ABD arasında baş gösteren olumsuz ticari koşullar, dünya genelinde teknolojiye olan ilginin artması, yine dünya genelinde sürmekte olan enflasyonist büyüme ortamı çip pazarında arz ve talep dengesini tehdit ederken, Covid-19 salgını ile birlikte konu daha da büyüdü ve küresel bir kriz haline geldi.

Çip krizinin ilk başta otomotiv sektöründen kaynaklandığı düşünülse de, takip eden aylarda tüm sektörleri etkilediği gözlemlendi. Pandemi sürecinde tablet, televizyon, cep telefonu gibi ürünlere olan talep arttı. Buna ek olarak “Dijital Dönüşüm” olarak adlandırılan büyük değişim hızlandı. Salgın öncesinde çoktan başlamış olan bu değişim sürecinde elektroniğin her alanı da çip krizinden etkilendi.

Elektroniğin hayatımızın her alanına girmesiyle oluşan yeni yaşam şeklini “Akıllı Yaşam” diye adlandırıyoruz. Bu yeni yaşam biçiminde, insan yaşamını kolaylaştırmak, ekosistemi korumak ve sürdürülebilirliği sağlamak için etrafımız sürekli bilgi toplayan ve birbirleri ile haberleşen nesneler ile kaplanıyor, bunlardan sürekli akan veriler bulutta yer alan dev sunucularda yapay zeka, derin öğrenme gibi teknolojiler kullanılarak işleniyor. Akıllı yaşamı mümkün kılacak elektronik alt yapısının en önemli bileşeni ise “Çip”.

Çip Krizi ve Türk Elektronik Sanayi

2020 ve 2021 Türkiye Elektronik sektörü için üretim açısından çok zor bir yıl oldu. Hedeflenen bütçeler tutturulamadı. Çip krizi, üretimde dolayısı ile verimlilikte düşüşe, malzeme maliyetlerinde artışa, bunların sonucu olarak da arz/talep dengesinin bozulmasına neden oldu. Başta Otomotiv sektörü olmak üzere, Beyaz Eşya, Kahverengi Eşya gibi sektörlerde üretim miktarları artan talebi karşılayamadı. Savunma Sanayiinde olduğu gibi, katma değeri yüksek ürün üreten firmalar maliyet artışlarını bir miktar karşılayarak, üretim miktarlarındaki düşüşü en azda tutabildiler, ancak büyük çaplı seri üretim yapan, maliyet hassas ürünler üreten firmalar üretim rakamlarında ciddi düşüşler yaşadılar. Maliyetlerdeki artış aynı zamanda enflasyonu artıran bir etki yarattı, son tüketiciler de krizi, artan fiyatları nedeniyle,  daha çok hissettiler, yaşadılar.

Elektronik Üretiminde Güçlü Olmak

Çip krizinin nedeni bir dar boğaz olduğu için büyük, güçlü firmalar çok sayıda üretim yapmanın getirdiği güçlerini ve ağırlıklarını kullanarak teslimatlarda önceliği aldılar. Buna paralel olarak ticaret savaşları da batının, üretim üssü olarak Çin’e alternatif aramasına neden oldu. Bu durum Türkiye için büyük fırsatlar doğuruyor. Elektronik üretim yapan üyelerimiz yurt dışından gelen taleplere yetişemediklerini söylüyorlar. Bu fırsatı iyi değerlendirebilirsek ülkemiz için yeni bir dönüm noktası olabilir.

Bu kriz eninde sonunda bitecek.  Kriz bitene kadar tedarik zincirinde aksamalar kaçınılmaz. Bundan sonrasında benzer bir durum yaşanırsa eğer, ilişkiler ve üretim ölçeği çok önemli olacak. Eğer Türkiye bir elektronik üretim üssü haline gelebilirse, yaratacağı iş hacmi nedeni ile çip üreticilerinden kriz durumlarında öncelik talep etme gücü de olacaktır.

Çip Üretimi

Çip üretimi bugüne kadar çok çekici bir alan değildi. Kriz, bu durumu değiştirdi, ne kadar stratejik ve önemli bir konu olduğunu ortaya çıkardı. Öncesinde uzak doğu ağırlıklı olan fabrikalara yakın zamanda Avrupa ve Amerika’da yapımına başlanan tesisler eklenmiş olacak. Kapasite artacak, arz/talep dengelenecek.

Yerli çip üretimi de yapılamayacak bir şey değil. Elbette büyük bir yatırım, ancak yapılabilir olması için belli bir ölçeğin de yakalanması gerekiyor, belli bir çip teknolojisi ve uygun alanlar seçilerek gerekli ölçek yakalanabilir. Bu krizi takiben Türkiye’de büyük firmaların bu yönde çalışmalar başlattıklarını duyuyoruz.

Burada çok önemli başka bir noktayı da belirtmek isterim. Arz ve talebin oluşturduğu bir kriz durumu olmasa da gelecekte, ki şu anda da kısmen yaşanıyor, savunma sanayiine ve kritik diğer sanayilere yönelik çiplere ulaşımda problem yaşayabiliriz. Bu riski gidermek için Türkiye’de en azından savunma sanayi ve diğer kritik teknoloji alanlarının (enerji,  güvenlik, ulaşım, sağlık gibi) ihtiyaçları olan çipleri üretebilmeliyiz, bu yönde adımları hızla atmalıyız.

Yetişmiş İnsan Gücü

Çip krizi sırasında bazı fabrikalar, belirli dönemlerde kısa süreli üretimlerini durdular, bunlar geçici uygulamalar olduğundan istihdamda önemli bir daralmaya neden olmadı. Ancak, çip krizi ve salgın ile hızlanan teknolojik dönüşüm/değişim sonucu olarak son dönemde tüm dünyada ciddi bir yetişmiş eleman açığı da baş gösterdi. Bu oran Avrupa’da %60, yani yüz kişilik ihtiyacın sadece 40’ı karşılanabiliyor. Türkiye’de de genç nüfusuna rağmen bu oran %40 düzeylerinde. Son dönemde, açığı tamamlamak da mümkün olamadığı gibi, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ile de ülkemizdeki değerli iş gücü maalesef her geçen gün artan bir hızla yurt dışına yöneliyor. Kendilerini ispatlamış gençlerimizin ya göçerek ya da uzaktan çalışma modeli ile bilgi, yetenek ve deneyimlerini yurt dışına/yurt dışı firmalarına taşımaları teknoloji alanında ciddi bir kayıp yaratıyor.