TESİD, Elektronik Sanayi İşbirliği Platformu - ESİP üyesidir.

Nesnelerin İnterneti ve Geleceğin Sensör Teknolojileri

Nesnelerin İnterneti ve Geleceğin Sensör Teknolojileri



Yaklaşık 15 sene cep telefonlarında yaşadığımız büyük değişim neredeyse hayatın her alanında devrim yarattı. Ve bu; dokunma, hareket, yaklaşma, ortam ışığı, GPS, parmak izi ve daha bir çok sensör olmadan mümkün olamazdı.

Aslında eski bir konu olan yapay zeka, yüksek miktarda verinin ulaşılabilir olmasıyla nasıl yeni bir boyuta geçtiyse; bağlantı teknolojileri ile altyapısı kurulan nesnelerin interneti de sensörlerin gelişimiyle kabuk değiştirip asıl potansiyeline doğru hızla koşuyor.




Temelde gittiğimiz nokta daha akıllı ve hassas sensörler. Bu hedefe ilerlerken de aşağıdaki başlıkların önümüzdeki yıllarda yol haritasında daha belirleyici olması kaçınılmaz:



Çevre
Dünyamız en önemli hazinemiz ve maalesef gün geçtikçe yükümüzü taşımakta zorlanıyor. Dolayısıyla arkada yatan teknik ve ölçülen büyüklük ne olursa olsun geleceğin sensör teknolojilerini şekillendirecek birinci faktör çevre ve sürdürülebilirlik olacak.

Dijitalleşme
Analogtan dijitale kayış beraberinde bir çok avantaj getirdi. Maliyet ve kalite burada öne çıkmakta. Endüstrinin her alanında daha düşük maliyetli, daha kaliteli ve verimli bir üretim için çalışıyoruz. Bu da ancak dijital ve küçük sensörlerle mümkün olacak.

Entegrasyon
Mikrodenetleyici teknolojilerinin özellikle son 20 yıldaki gelişimi elektronikte tasarım mantığını büyük ölçüde değiştirdi. Bu teknolojiler paralelde farklı ürünlerde de yaygın biçimde kullanılmaya başladı. Gelecekte bağımsız çalışan sensörler yerine aynı cihaz içinde birbirleriyle işlemci dışında haberleşen ve belli bir ön değerlendirmenin ana işlem birimini uyaran sensör takımlarını daha çok göreceğiz.

Entegrasyonun bir diğer bacağında ise modül formundaki sensörlerin önemi gün geçtikçe artacak.

Yapay Öğrenme
Entegrasyon, farklı sensörlerin verilerinin en hızlı ve kolay şekilde birleştirilmesini sağlamakta. Sonraki adım ise birbirinden çoğunlukla tamamen farklı olan bu verilerin bir araya gelince bir anlam oluşturmaları. Sensör füzyon olarak ta isimlendirilen bu olgu yapay zeka (özelde TinyML) ve bir alt dalı olan yapay öğrenme sayesinde klasik algoritmik yaklaşımın çok ötesinde çıktılar sağlayacak. Ölçtüğü büyüklükten bağımsız olarak çoğu sensör yapay öğrenme bloğu içerecek.

Enerji
Kablosuzlaşan dünyamızda önümüzde aşılmayı bekleyen en temel problem enerji. Uç birimlerde yüksek adetlerde kullanılacak sensörlerin de gün geçtikçe daha az güç tüketmeleri, hatta bulundukları ortamda kendi kendilerine güç üretmeleri (energy harvesting ) önemli olacak.

Saydığımız unsurların yanısıra ölçülen niceliğe baktığımızda yarı iletken endüstrisinin önde gelen firmalarının ürün gamlarında şu sensörlerin giderek ön plana çıktığını görmekteyiz: Hareket, basınç, sıcaklık, nem, kuvvet, mesafe, manyetik alan ve akustik.

Ülkemiz için son derece kritik olan savunma sanayii ve sağlık gibi alanlarda sensörlerin payı şüphesiz çok önemli olmaya devam edecek. IoT özelinde baktığımızda ise şu uygulamaların gelecekte elektronik sektörümüz açısından büyük fırsatlar içerdiğini söyleyebiliriz: Akıllı yaşam alanları (ev, ofis, kamusal alan v.b.) ve mobilite sistemlerine dahil araç ve cihazlar, kestirimci bakım sistemleri (özellikle endüstriyel motorlar için), kişisel sağlık cihazları, akıllı tarım ve hayvancılık sistemleri, farklı sektörler için görüş sistemleri, askeri ve sivil güvenlik sistemleri.

Sonuç olarak, canlı türlerinin karakteristiktiklerini ve yaşama şanslarını nasıl duyu organları belirliyor ise sistemlerinkini de sensörler belirliyor olacak.

Bu yazı için EMPA  firmasına katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

Kaynak: TESİD 2020 ALMANAK